Atatürk'ün Hayatı

1881 yılında Selanik te güçlü bir beden yapısına sahip olduğu gibi güçlü bir iradeye de sahip olan Türk anası güzel, gürbüz olduğu kadar yiğit de olan bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Adını Mustafa koydular. Yalnız kendi ulusu için değil, diğer uluslara da örnek olacak, tarihe şan veren geleceğin Mustafa Kemal Atatürk üydü bu çocuk Mustafa nın doğduğu Selanik, İmparatorluğun hiçbir yerinde bulunmayan geniş bir hürriyete sahipti. II.Abdülhamit e karşı İttihat ve Terakki Cemiyeti bu şehirde kurulmuştu.
{multithumb} AİLESİ
{mosimage} {mosimage} {mosimage}
     
 
1839 - 1890 tarihleri arasında yaşamış olan babası Ali Rıza Efendi'den günümüze kalan, Selanik teki pembe boyalı bir evle, Yardımcı Askerler Taburu'nda görev yaparken çekilen - Askerlik Hatırası - tek fotoğrafıdır.
Ali Rıza Efendi “ Kırmızı Hafız ” diye de anılan Hafız Ahmet Efendi nin oğludur. Ailesi Aydın ın Söke ilçesinden Makedonya ya göç eden bir ailedir. Makedonya' da “ Kocacık ” veya “ Kızıl Oğuz ” diye anılan Yörük köyünden Selanik e göç etmişlerdir. Ali Rıza Efendi 1876' da Sırbistan ile savaş başladıktan sonra, Selanik te kurulan Gönüllüler Birliği Taburu nda Üsteğmenlik yapmış, Selanik Vakıflar İdaresinde ki ve Gümrük Memurluğundaki görevlerinden sonra da kereste ve tuz tüccarlığı yapmıştır. İleri görüşlü biri olduğu bilinmektedir.

Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanımın altı çocukları oldu.
  Fatma ( 1871 - 1875 )
  Ahmet ( 1874 - 1883 )
  Ömer ( 1875 - 1883 )
  Mustafa ( Kemal Atatürk ) ( 1881 - 1938 )
  Makbule ( 1885 - 1956 )
  Naciye ( 1889 - 1911 )

Fatma dört, Ahmet dokuz, Ömer sekiz yaşlarında o senelerde Rumeli yi kasıp kavuran salgın Kuşpalazı ( Difteri ) hastalığından ölmüşlerdir.

En küçükleri Naciye on iki yaşında hayata gözlerini kapamıştır.

Zübeyde Hanım ; Hacı Sofu, Sofuzade, Sofu oğulları diye geçen Feyzullah Ağa nın kızıdır. İstanbul un fethinden sonra Rumeli ye giden ve 1878 yıllarında da Selanik e yerleşen Yörük Türkleri ndendir.

Anne Zübeyde Hanım sarışındı, beyaz tenli derin ama berrak açık mavi gözleri vardı. Yeterince eğitim görmemiş ancak okuma yazmayı öğrenmişti. Zübeyde Hanım, oğlu Mustafa nın zamanın gerektiği biçimde yetişmesini engellememiş hele eşi öldükten sonra onun iyi öğrenim görmesi için elinden geldiği kadar çalışmıştır. Zübeyde Hanım Selanik in işgalinden sonra İstanbul a, oradan Ankara ya daha sonra sağlık nedenlerinden dolayı İzmir e geçmiştir.

Zübeyde Hanım oğlunun birçok başarısını gördükten sonra 14 Ocak 1923 te 66 yaşında hayata gözlerini kapamıştır.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' ÜN İLK ÖĞRENCİLİK YILLARI

Atatürk, 1922 yılında gazeteci Ahmet Emin ( Yalman )' a ilkokula başlayışını şöyle anlatır ; bu aynı zamanda anlattığı ilk yaşam anılarındandır.

- Çocukluğuma dair ilk hatırladığım şey okula gitmek meselesine aittir . Bundan dolayı annemle babam arasında şiddetli bir çatışma vardı. Annem ilahilerle mektebe başlamamı ve mahalle mektebine gitmemi istiyordu. Gümrükte memur olan babam, o zaman yeni açılan Şemsi Efendi Mektebi ne gitmeme ve yeni usullere göre okumama taraftardı. Nihayet babam işi ustaca çözdü, ilk önce bilinen törenle mahalle mektebine başladım. Böylece annemin gönlü yapılmış oldu. Birkaç gün sonra da mahalle mektebinden çıktım. Şemsi Efendi Mektebine yazıldım. - der.

Mustafa Kemal in ilk öğretmeni Şemsi Efendi' dir. Şemsi Efendi dönemin dikkat çeken eğitmenlerindendir.

Atatürk ilköğrenimini Şemsi Efendi' nin açtığı bu özel okulda yapmıştır. Aynı zamanda Usul-u Cedidi uygulayan yani tahta tebeşir, teneffüs, gezi uygulamaları jimnastik dersleri yapan Şemsi Efendi nin kolay ve etkili yöntemlerle kısa sürede çocuklara okuma yazmayı öğretmesi, yeni araç ve gereçleri kullanması Atatürk ün harf devrimine girişmesinde etkili olmuştur.

Nitekim Atatürk harf devrimine girişme amacının olduğunu söyler.

{mosimage}   {mosimage}

MÜLKİYE RÜŞTİYESİ VE ASKERİ RÜŞTİYE

Dayısının çiftliğinden Selanik e dönen Mustafa önce Selanik Mülkiye Rüştiyesi' ne yazılır. Ancak sınıfta çıkan bir tartışmadan dolayı haksızlığa uğrayıp öğretmeniyle tartışır. Bu olaydan dolayı “ Ben artık okula gitmeyeceğim. Ben asker olmak istiyorum. Beni askeri okula verin ” der. Mülkiye Rüştiyesi ni bir daha dönmemek üzere bırakır. Annesini razı ederek Askeri Rüştiye sınavlarını kazanır ve eğitimine başlar.

MATEMATİK MERAKI GEOMETRİ KİTABI

Selanik Askeri Rüştiyesi nde matematik dersinde o kadar iyidir ki öğretmeni Mustafa Bey sınıfa gelmediğinde, onun yerine bir çok kez bu dersi kendisi vermiştir.

Bu öğretmen ona Kemal adını da veren öğretmendir. Bu yıllarda gelişen matematik merakı onun ileride geometri kitabı yazmasını da sağlamıştır.

Ölümünden bir yıl önce gittiği Sivas lisesinde bir kız öğrencinin Arapça terimlerden oluşan geometri dersinde zorlandığını görünce kısa sürede Türkçe terimlerden oluşan bir Geometri kitabı yazmıştır.

Hatta matematik terimlerinin bugün kullandığımız Türkçe karşılıklarını tamamen kendi buluşları ile saptamıştır.

{mosimage}  

Üçgen, açı, dikdörtgen gibi 48 tane geometri teriminin isim babasıdır.

Mustafa Kemal in Selanik teki Orta Okul yılları Osmanlı Ordusu nun zor durumda olduğu yıllardı. Bu yıllarda yabancıların deyimiyle Hasta Adam iyice ağırlaşmıştı.

Zübeyde Hanım bu yıllarda Ragıp Bey ile ikinci evliliğini yaptı. Atatürk yıllar sonra Afet İnan a o günlerde buna içerlediğini ancak Ragıp Bey ile dost olduktan sonra duygularının değiştiğini söylemiştir.

Zübeyde Hanım ve Ragıp Bey' in bu evlilikten çocukları yoktur.

MANASTIR ASKERİ İDADİSİ

Rüştiye den sonra idadi ( Lise ) öğrenimini yapmak üzere Manastır Askeri İdadisi nin sınavını kazanarak yatılı olarak kaydını yaptırdığında artık on beş yaşındaydı. Manastır Askeri İdadisi Binası günümüzde müze olarak kullanılmaktadır. Müze olarak kullanılan bu tarihi binanın içinde Mustafa Kemal in okuduğu sınıf da “ Atatürk Müzesi ” olarak düzenlenmiştir.

Bu dönemde 1897 de Türk – Yunan harbi patladı. Mustafa Kemal, hayatı boyunca birlikte olacağı bir gurup arkadaşıyla burada tanıştı. Bu kişiler Salih Bozok, Nuri Conker, Fuat Bulca ve Ömer Naci dir.

Edebiyata ve tarihe olan ilgisi bu yıllarda başlamıştır.

Mustafa Kemal “ Edebiyattan çok tarihi severim ” dese de lise sona doğru arkadaşı Ömer Naci sayesinde Namık Kemal in eserlerine ve şiirlerine kendini kaptırınca hocalarının itirazıyla karşılaşmıştır. Güzel yazı hocası “ Şiirle uğraşmak seni askerlikten uzaklaştırır ” diyerek edebiyat yasağı koymuştur.

Okuma merakı ile ilgili olarak ileride diyecektir.

{mosimage}   {mosimage}

Çocukluğunda eline gecen iki kuruştan birini kitaplara verdiği için

35 yaşında General
40 yaşında Başkomutan
42 yaşında Cumhurbaşkanı
46 yaşında büyük bir reformist
53 yaşında büyük bir edebiyat eseri de sayılan nutku yazan kişi olarak tarihe geçecektir.

Manastır Askeri İdadisini 54 kişi arasından ikinci olarak bitirdikten sonra Harp Okulu na girmiştir. Artık on sekiz yaşındadır.

HARP OKULU GÜNLERİ

Harp Okulu' na yazıldığında on sekiz yaşında bir delikanlı olan Mustafa Kemal ilk kez geldiği İstanbul dan etkilenmiştir. O yıllar gençlik döneminin ilk yıllarıdır.

{mosimage}  
 

Mustafa Kemal, burada da kendisini iki ay içinde gösterip sınıfın çavuşu olmuştur.

Mustafa Kemal ikinci sınıftayken yıl 1900 dü. Mustafa Kemal yeni bir yüzyılla birlikte kendisi içinde yeni bir döneme giriyordu. Çünkü padişaha karşı kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti' nin fikirlerinden etkileniyordu. Okul koridorlarında Namık Kemal in hürriyet şiirleri ve Fransız düşünürlerinin makaleleri elden ele geziyor, vatanı kurtarmak için her köşede bir tartışma yapılıyordu. Hürriyet ve özgürlük fikirleri kıvılcımlanmıştı.

İstanbul un en gözde semtlerinden Harbiye de geniş bir alana yayılmış tarihi bir bina yükselir. Bu bina semte adını vermiş bulunan Harbiye Mektebi binasıdır. Bugün bir bölümü Askeri Müzedir. Bu okulu, Sultan 2. Mahmut subayların daha iyi yetiştirilmesi için batıdakilere benzeyen bir harp okulu açmanın gerekli olduğunu düşünerek açmıştır.

Bu ilk askeri okul 1834 te Mekteb-i Harbiye adıyla faaliyete geçmiştir.

10 Şubat 1902 de Teğmen olarak Harp Okulu nu bitirdiğinde 21 yaşındaydı. Artık o Türk Ordusunun bir subayıydı. 459 mevcutlu Harp Okulu' nu 8.nci olarak başarıyla tamamlamıştır.

HARP AKADEMİSİ YILLARI

Mustafa Kemal, Harp Okulu' nu da başarıyla bitirince aynı yıl ( 1902 ) Harp Akademisi ne geçer.

Akademi yıllarında Mustafa Kemal in siyasi görüşleri henüz netleşmemişti ama çevresinde elden ele geçen dergilerde okuduğu makalelerden, dilden dile geçen şiirlerden, içinde baskı rejimine karşı bir tepki oluşmuştu.

Görüşlerini paylaşmak için arkadaşlarıyla beraber yazılarının çoğunu kendisinin yazdığı bir dergi çıkarmışlar ancak okulda yakalanmaları üzerine faaliyetlerine son vermişlerdir.

Mustafa Kemal in öğrencilik yıllarına ait not dökümleri, ders notları, son yıllarda yapılan çalışmalarla bilim dünyasına kazandırılmıştır.

Mustafa Kemal kurmay olarak akademiyi bitiren 13 kişi arasından 5.nci olmuştur.

Toplamda Askeri Okul öğrencilik yılları 12 yıl sürmüştür. İmparatorluğun en iyi ve en üst eğitim sistemini kesintisiz ve hep dereceye girerek tamamlamıştır.

Kuşkusuz Askeri eğitim, Mustafa Kemal e başarılı olmasını, olgunluğa ulaşmasını, yeni bir dünya görüşü edinmesini, batı kültürünü tanımasını, idealist karakter ve düşünce yapısına kavuşmasını, bilimsel düşünme, meseleler üzerine bilimsel yöntemlerle gitmeyi öğretti. Araştırma yapma, sorun çözme özellikleri kazandırdı. Bir batı dilini Fransızca' yı öğrendi.

Mustafa Kemal in Kurmay Yüzbaşı üniformalarını kuşanıp annesine göndermek için Beyoğlu nda çektirdiği fotoğraf hakikaten göz alıcıdır.

{mosimage}

İLK GÖREV YERİ ŞAM

Mezuniyetinden sonra arkadaşları ile İstanbul Sirkeci de bir ev tutup burada tayin beklemeye koyuldular. Bu evde Hürriyet ile ilgili konuşulanlar sarayın kulağına gidince, Harp Okulu nun özgürlükçü düşünceye sahip Subayları uzaklara tayin edildiler. Mustafa Kemal Erkan-ı Harbiye Yüzbaşılığı ile Şam daki 5. Orduya tayin edildi. Burada kuracağı ilk ihtilal cemiyeti olan Vatan ve Hürriyeti kurdu.

YENİDEN SELANİK

1907 yılında görevi nedeniyle Selanik e döndü. Burada doğduğu pembe evi satın alarak ailesi ile buraya yerleşti.

Bu yıllarda pembe ev vatanın kurtarılması yolunda arkadaşlarıyla birlikte yapılan toplantılara sahne olmuştur. 23 Temmuz 1908 tarihinde İkinci Meşrutiyet ilan edildiği zaman Kolağası rütbesiyle Mustafa Kemal Selanik' te görevini sürdürmekteydi. İsmet Paşa ile de Selanik te İttihat ve Terakki nin bir toplantısı sırasında burada tanışmışlardır.

1910 PARİS' TE

1910 sonbaharında Mustafa Kemal Picardi de düzenlenen askeri manevraları izlemek için Fransa ya davet edildi. Mustafa Kemal için Fransa nın asıl anlamı, fikirlerini okuyup durduğu düşüncelerin ve örnek aldığı devrimin ana vatanı oluşuydu. Onun ilk yurtdışı gezisiydi. 28 yasında ilk kez batıyla tanışacaktı. Burada bir Fransız albayı fesi kastederek - Başınızda bu tuhaf başlık oldukça kimse kafanızdakilere itibar etmez - deyince kıyafet devriminin zarureti 1910 yılında beynine kazındı.

Burada gördüğü askeri teknolojiden ve Paris sokaklarında gördüğü medeniyetten etkilendi. 14 günlük Fransa ziyareti İsviçre, Hollanda ve Belçika gezileriyle devam etti.

Avrupa onu hırslandırmıştı.

Mustafa Kemal şık takım elbisesi kravatı ve şapkasıyla bir batılı gibi giyindi. Gün gelecek, batılı olabilmek için batıya karşı savaşacaktı.

TRABLUSGARP VE BALKAN SAVAŞLARI

Trablusgarp, Balkan savaşları onu savaş alanlarına koşturmuştur. Balkan savaşı sonucunda ülkenin büyük bölümüyle 1912' de Selanik ve pembe boyalı evde sınırlarımız dışında kalmıştır.

ÇANAKKALE

1914 Yazında I. Dünya savaşı patladı. Mustafa Kemal hemen cephede bir görev istedi ve Çanakkale ye doğru yola çıktı. 19.uncu Fırka nın kumandanıydı. Anafartalar da gündüz cephede savaşıp akşamları kitaplar okuyordu. Burada Macar Türkoloğu Nemetin ile Fransız Türkoloğu Devin in Türkoloji albümlerini inceliyordu.

18 Mart 1915 de burada büyük bir zafere imzasını atmıştır.


{mosimage} {mosimage}

1916 DOĞU CEPHESİNDE

Erzurum ve Bitlis' in Ruslar ca işgali üzerine Başkomutan' lık hemen Çanakkale' deki 2. orduyu doğuya nakletme kararı aldı. Mustafa Kemal 16.ncı Kolordu Komutanlığı na atandı. Diyarbakır' da mühimmatsız moralsiz darmadağın olmuş bir ordu karşıladı onları. Generalliğe terfi ettiğini orada öğrendi.

35 yaşında, - Mustafa Kemal Paşa - olmuştu. Doğu cephesinde bulunduğu süre içinde gündüzleri savaşacak, geceleri ise aldığı kitapları okuyup, izlenimlerini yazacaktı.

Doğu cephesindeki anı ve düşüncelerini - Muhtıra Defteri - adı ile yazdı.

Savaşın ortasında ve daha kadınların sokağa bile çıkamadıkları uzak bir Anadolu köşesinde arkadaşları ile kadın haklarını, güçlü ve hayata vakıf anneler yetiştirmek gerektiğini konuşuyordu. Bitlis te yaveri İzzettin ( Çalışlar ) ' a verdiği bir notta şunlar yazıyordu :

- Yıl 1916 savaştan sonra ilk işimiz Türk kadınını erkeklerle eşit haklara sahip kılmak. -

1917 yılında Suriye den bu cephedeki durum ile ilgili İstanbul Hükümeti ile ipleri koparacak bir rapor yazdı. Başkomutanlık raporu reddetti. Bunun üzerine Mustafa Kemal kendi kendini komutanlık görevinden azletti, kitaplarını sandıklarına yükleyip kendi deyimiyle - asi bir komutan - olarak İstanbul' a döndü.

KARLSBAD VE HATIRA DEFTERİ

1918' de yeni padişah VI. Mehmet Vahdettin dir. Mustafa Kemal Paşa kendisine Doğu cephesinin soğuk kışlarından miras kalan böbrek hastalığının tedavisi için Karlsbad sanatoryumunda tedavi altına alınmıştır. Burası Avusturya sınırında bir kasaba idi. Tedavisi süresince Almanca dersleri aldı. İkinci öğrendiği dil Almanca oldu. Bol bol kitap okudu. Anılarını - Karlsbad' da Geçen Günlerim - başlıklı defterlere yazdı. Bu defterler 6 tanedir. Yapacağı devrimlerin büyük bir bölümünü bu defterlere not almıştır.

Defterlerde ayrıca uygar bir devletin incelemesini yapmıştır. Türkçe ve Fransızca olarak yazmıştır. 1918 Kasım ında Mustafa Kemal Paşa düşman işgali altındaki İstanbul a geldi. İttihat ve Terakki kendisini feshetmiş İstanbulluların bütün umutları yok olmuştu. Mondros Mütarekesi imzalanmıştı.

1919 SAMSUN' A ÇIKIŞ

Mustafa Kemal e Anadolu kapısını açacak anahtar Yıldız sarayından hediye geldi. Samsun ve çevresinde bozulan asayişi düzeltmek için sicilinde - Dirayetlidir fakat Cumhuriyetçidir - denilmesine rağmen bu işi Ondan başka kimsenin başaramayacağı düşünülerek Mustafa Kemal Paşa yı Vahdeddin Samsun a gönderdi ve görev emrini imzaladı. İmzaladığı belge, aslında yeni bir Cumhuriyetin doğuş belgesiydi.

1919 ERZURUM ASKERLİĞE VEDA

Samsun' dan Amasya ya geçerek arkadaşlarıyla Amasya Genelgesi' ni yayınladı. Oradan Erzurum Kongresi' ni topladılar. Erzurum da çocukluğundan beri hayallerini süsleyen üniformasından, saraydan ve İstanbul' dan koptu. Askerlikten istifa etti. 38 yaşında gemileri yakmıştı.

1919 ERZURUM ASKERLİĞE VEDA

Samsun' dan Amasya ya geçerek arkadaşlarıyla Amasya Genelgesi' ni yayınladı. Oradan Erzurum Kongresi' ni topladılar. Erzurum da çocukluğundan beri hayallerini süsleyen üniformasından, saraydan ve İstanbul' dan koptu. Askerlikten istifa etti. 38 yaşında gemileri yakmıştı.

1919 ERZURUM ASKERLİĞE VEDA

Samsun' dan Amasya ya geçerek arkadaşlarıyla Amasya Genelgesi' ni yayınladı. Oradan Erzurum Kongresi' ni topladılar. Erzurum da çocukluğundan beri hayallerini süsleyen üniformasından, saraydan ve İstanbul' dan koptu. Askerlikten istifa etti. 38 yaşında gemileri yakmıştı.

Sivil elbisesi olmadığı için Erzurum Valisi Münir Paşa nın elbisesini emanet giymiştir. Sivas Kongresi' yle milli cemiyetler birleştirilerek savaşın tek elden yönetilmesi kararlaştırılmıştır.

İrade-i Milliye Gazetesi' ni çıkarmaya başlamışlardır.

27 ARALIK 1919 ANKARA' YA GELİŞ

Mustafa Kemal Paşa' nın Ankara' ya gelişinde 20.000 nüfuslu şehirde onu 30.000 e yakın insan karşılamıştır.

Gazi Mustafa Kemal Paşa bu görkemli karşılamadan çok etkilenmiş ve çok duygulanmıştı.

Bir Oğuz geleneği olan Seymenlerin yeni devleti kuracak kişiyi karşılaması töreni , Oğuz töresinde yeni bir Türk Devleti' nin kurulması anlamını taşıyordu.

23 Nisan 1920' de Meclisin açılışı Cumhuriyet in ilk adımıydı. 1921 yılında Yunan ordusu Eskişehir i alıp Ankara ya doğru yürüyüşe geçince meclis Mustafa Kemal' i Başkomutanlığa getirdi. Sakarya savaşından zaferle çıktı. Gazi ve mareşal unvanlarını aldı.

1 Kasım 1922 günü saltanatın kaldırılması teklifini meclise sundu. Saltanat kaldırıldı. 600 yıllık koca bir imparatorluk tarihe karıştı. Ama henüz yeni doğan Türkiye nin rejiminin adı konmamıştı.
CUMHURİYET

Mustafa Kemal 1923 yılı boyunca okuduğu bütün kitaplarda aynı sözcüğün altını çizdi, Cumhuriyet.

Uzun zamandır üzerinde çalıştığı Anayasa taslağı üzerinde 28 Ekim 1923 günü beş saat daha çalıştı. Bazı maddeleri düzeltti. Bazılarının üzerini çizdi taslağın ilk maddelerinin kenarına ise kendi el yazısıyla şu sözcükleri yazdı - Türkiye devletinin Hükümet şekli Cumhuriyet'tir.

29 Ekim 1923' te Cumhuriyet ilan edildi. 42 yaşında Cumhurbaşkanıydı. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 1927, 1931 ve 1935 yıllarında Cumhurbaşkanı seçildi.

{mosimage}

ATATÜRK' ÜN EVLİLİĞİ

Mustafa Kemal Atatürk, İzmir li bir aile olan Uşakizadelerin kızı Latife Hanım' la, 29 Ocak 1923' te Cumhuriyet in ilanından önce evlendi.

Mustafa Kemal Atatürk, arkadaşı İsmet Paşa ya Latife Hanım ın bilgisini, görgüsünü ve kültürünü beğendiğini söylemişti.

Bu evlilik yaklaşık iki buçuk yıl sürmüş, 25 Ağustos 1925 te sona ermiştir.

Yazar :
Administrator